ÖLÜMDEN MEKTUP

 

-Tık, Tık, Tık!

+Kim o?

-Ben postacı. Mektubunuz var!

+Kimden?

-Ölümden...


Sevgili Okuyucu,

Bakıyorum da tedirginsin ve benden korkuyor gibisin. Tavırların bana bir problem olduğunu söylüyor. Bir keresinde yakınlarından, çok sevdiğin birine uğramıştım orada karşılaştık seninle. Çok durmadım, çünkü sana gelmemiştim. Seni orada tanıdım. Nasıl olsa sana geleceğimi bildiğin için hiçbir şey yapmayarak beni beklemeye başlamışsın. Bu mektubu sana “böyle hayat geçmez” demek için yazdım. Ben senin için sadece zamanın bittiğini haber veren kişiyim. Ben senin yanına bir kere geleceğim ve o saatten sonra sen ne kadar yalvarsan da görevimi yapmadan yanından ayrılmayacağım. Onun için senin şu anda yapman gereken şey benden korkup hayattan kaçmak olmasın. Aksine ardında bırakacağın güzel şeyler edin kendine. Senden sonra senin için “iyi biriydi” diyebilsinler mesela. En azından kötü anılmamaya çalış. Böyle bir sonla hikayeni tamamlamak istiyorsan, çok da hırslı gözükmesen bile, hayata tutun.  Aslına bakarsan ben sana gelene kadar geçen ve geçecek olan bütün zamanı kendine, yaşamına verilmiş bir şans olarak olarak düşünmelisin. Uyandığın her yeni gün bir şeyleri değiştirmen için sana verilmiş yeni bir şans, yazı yazmak için aldığın boş bir sayfa gibi. Bu boş sayfayla uçak yapıp oyun oynamayıp güzel şeyler yaz olur mu? Bunun için önünde duran sorumlulukları en iyi şekilde yapmaya çalış.

Biraz düşünelim, her şeyin sonunda ben varsam ve her şey benimle bitecekse, bu bitiş öncelikle bir son olmakla birlikte yeni bir başlangıç da demek oluyor. İşte seninle birlikte herkese verilen bu dar kısıtlı süre içinde bahsettiğim yeni başlangıç için hazırlık yapma zamanı! Hazırlık... Hazırlık dediğimiz şey öyle kaçarak,  pes ederek, ümitsiz bir tavırla istiyormuş gibi yapmakla olmaz. Harekete geçmemekle olmaz. Durmakla olmaz. Sadece gerçekten istemekle olur. Azim ve çabayla olur. Herkes düşer, yalnız “bazıları” tekrar ayağa kalkmayı tercih eder. İnsan koşarken düşebilir. Çünkü bu insan olmanın özelliğidir. Defalarca düşer insan. Düşmek, yaralanmak onun bir daha koşamayacağı anlamına gelmez. Yeniden kalkmalı, belki daha tecrübeli, ilk seferki heyecanla koşmalı. Hayaller edinmeli, varacağı hedef onun hayallerini süsleyen şeyse eğer, zor şartlarda da olsa koşmaya devam etmeli. Artık benden korkma, ben doğum kadar senin eski bir “dostun”um. Kesin olarak görüşeceğimiz belirsiz olan zamana kadar kendine çok iyi bak. 

Hoşça kal. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yapay zekaya dair

Hz. Muhammed'in cesaret ve kararlılığı