SANATA DAİR

 

İnsan olmamız sebebiyle, istediğimiz en büyük şey anlaşılmaktır sanırım. Anlamak ve anlaşılmak bizleri hayatta tutar. Bilmeyi ve bilinmeyi isteriz fıtraten. Baktığımız, duyduğumuz şeylerden etkileniriz. Etkilenmemiz yetmez bunu anlatma gereği duyarız. Duygu ve hislerin çok çeşitli araçlarla anlatılma yöntemi vardır. Bu anlatma ihtiyacını farklı kanallar vasıtasıyla etrafa yayarız, diğer insanlara ulaştırırız. Kimi şarkı söyler, kimi dans eder, kimi yazar, kimi resim çizer… Gördüklerimizi ölümsüzleştirmeye çalışırız. Duygularımız, hislerimiz soyut   bir yapıdayken artık nesneleşmiş olur. Anlatmak istediklerimiz, bu araçlarla nesneleşir, gerçek olur.

Sanat deyince estetik ve şuuru unutmamak gerekir. Güzelliğe dair bir “var olma çabası” vardır estetiğin. Estetik, eserin sunumunda güzele dair olanı ön plana çıkarır. Şuurla ise bilinçli olmayı kastederiz. Bilinç, yaptığımız eserde bir amaç bir kasıt ortaya koyar. Sanatçı, neyi anlattığını bilir çünkü vermek istediği bir mesajı vardır.

Bizler salt bilgiden ibaret olsaydık Google’dan farkımız olmazdı. Sanat, bize insan olduğumuzu hatırlatır; hislerimizi duygularımızı öğrenmemizi sağlar. Yaşam mücadelemizi anlamlı kılmaya vasıtadır sanat. Sanatçıların ortak özelliği, baktığımız duyduğumuz şeyleri alıp his ve bilinç süzgecinden geçirip estetikle harmanlayarak ortaya eser sunmalarıdır. Bu yüzden sanata ve sanatçıya dahası sanatla meşgul olmaya  ihtiyacımız vardır.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yapay zekaya dair

Hz. Muhammed'in cesaret ve kararlılığı